G1taslak
TBMM ve Yasama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Millî Mücadele yıllarındaki kuruluş bağlamı, 1982 Anayasası'nın 75. maddesine göre üye sayısı ve 2017 değişikliğiyle 550'den 600'e çıkan milletvekili sayısının temsil ölçeği tartışması.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyet'in yasama organıdır ve 1920'de Millî Mücadele'nin içinde kurulmuştur. Bu kurum kartı iki soruya odaklanır: Meclis kurulurken hangi bağlamda ve hangi destek ağlarıyla ayakta durdu, bugün kaç üyeden oluşuyor ve bu sayı nasıl belirlendi. Elimizdeki iki kaynak bu iki soruyu farklı ölçeklerde yanıtlar; Meclis'in yürütme karşısındaki yetkisi ve denetim araçlarının gücü bu sayfadaki kaynakların kapsamı dışındadır.198
Ne yapar
TBMM, Anayasa'ya göre yasama yetkisini kullanan organdır. Üye sayısını 1982 Anayasası'nın 75. maddesi düzenler. Yılmaz'a göre bu madde, 16 Nisan 2017'de kabul edilen anayasa değişikliği referandumuyla üçüncü kez değiştirilmiş ve milletvekili sayısı 550'den 600'e çıkarılmıştır.198
1982 Anayasasının Türkiye Büyük Millet Meclisi üye sayısı hakkında hüküm içeren 75. maddesi, 16 Nisan 2017 tarihinde kabul edilen Anayasa değişikliği referandumu ile birlikte üçüncü kez değiştirilmiş oldu.
— Yılmaz, 2021 198
Yılmaz, yasama organının üye sayısı ve bu sayıdaki değişimlerin hem uluslararası hem ulusal alanyazında oldukça sınırlı sayıda çalışmaya konu olduğunu tespit eder; seçim sistemleri çok çalışılmışken meclis büyüklüğü ihmal edilmiş bir sorudur.198
Nasıl kuruldu, nasıl değişti
Meclis'in kuruluş yıllarına ilişkin kaynağımız Aydın'ın 1990 tarihli arşiv çalışmasıdır. Aydın'a göre İstiklal Harbi'nin sonucunda İstanbul'da yürütülen faaliyetlerin önemli rolü vardır; Anadolu lehine yapılan çalışmaların büyük kısmı, TBMM ile irtibatı sağlayan gizli gruplar sayesinde gerçekleşmiştir.189 Bu grupların en eskisi, 1918 Ekim sonlarında kurulduğu düşünülen Karakol Cemiyeti'dir; diğerlerinden farkı, başlangıçta İttihatçıları bir bayrak altında toplamak amacıyla kurulmuş olmasıdır.189
Karakol Cemiyeti, kuruluşundan İstanbul'un 16 Mart 1920 tarihinde işgal edilmesine kadar faaliyetine devam edebilmişti.
— Aydın, 1990 189
Aydın, TBMM Hükûmeti tarafından kurulan diğer grupları da sayar: Felah Grubu, Müdafaa-i Millî Heyet-i Merkeziyesi, M.M. Grubu, İmalat-ı Harbiyye Grubu, Muavenet-i Bahriyye Heyeti, Namık Grubu ve ihtiyat grupları.189 Karakol Cemiyeti, İstanbul'un 16 Mart 1920'de işgali sonrasında tutuklamalarla çökertilmiştir; yazara göre çöküşün nedeni bir operasyonel güvenlik ihlalidir — merkez heyetinden Kara Vasıf Bey'in sırları göz hekimi Esad Paşa'ya anlatması ve bunların, İngiliz istihbaratıyla bağlantılı olduğu bilinmeyen bir kişiye aktarılmasıdır.189 Aydın iki yeniden kurma girişimi aktarır: ilki Yüzbaşı Emin Ali Bey'in başarısız denemesi, ikincisi Karakol Üsküdar Şubesi Reisi Kaymakam Muğlalı Mustafa Bey'in girişimidir. Cemiyet bu ikinci girişimle "Zabıtan" adı altında 27 Ekim 1920'den 20 Eylül 1921'e kadar yaklaşık bir yıl faaliyet göstermiştir; Aydın, Zabıtan Grubu'nu Karakol Cemiyeti'nin devamı olarak konumlandırır.189 Bu anlatının kurumsal önemi, Ankara'daki Meclis'in işgal altındaki İstanbul ile bağını, yazarın deyişiyle, bu gizli gruplar üzerinden sürdürmüş olmasıdır.189
Bu çalışma 1990 tarihlidir ve sonraki arşiv açılımlarını içermez. Kaynak temeli ağırlıklı olarak hatırattır; bu tür kaynaklar aktörlerin sonradan kurulmuş anlatısını taşır ve yazar bunları çapraz denetime tabi tutmaz. Anlatı millî tarihyazımı çerçevesindedir; İttihatçı süreklilik meselesi tartışılmaz.189
Meclis'in üye sayısı Cumhuriyet boyunca değişmiştir; 1982 Anayasası döneminde 75. madde üç kez değiştirilmiş, son değişiklik 2017'de sayıyı 600'e çıkarmıştır.198 Yılmaz'ın yöntem katkısı, bu değişiklikleri yalnız anayasa metni üzerinden değil, anayasa değişikliği teklifi kanununun madde gerekçeleri, Anayasa Komisyonu raporları ve TBMM Genel Kurul görüşmeleri üzerinden okumasıdır; böylece yasama iradesinin kendi gerekçesi kayda alınır.198 Çalışma hukuki-doktriner analizi karşılaştırmalı nicel yaklaşımla birleştirir; anayasa hukuku ile siyaset biliminin kesişiminde durur.198
Bugünkü tartışma
Güncel tartışmanın bir ayağı temsil ölçeğidir: 600 milletvekili çok mu, az mı? Yılmaz bu soruyu keyfî değil, nüfusa dayalı bir norm üzerinden sorar. Türkiye'nin meclis büyüklüğü, 1969–2019 arasındaki OECD ülkeleriyle "küpkök yasası" ölçütüne göre karşılaştırılır; IPU Parline verisi kullanılır.198 Yazarın üçüncü ekseni, 550'den 600'e çıkışın seçim çevrelerine etkisidir.198
Son olarak, milletvekili sayısının 550'den 600'e çıkarılmasının seçim çevrelerine etkileri üzerinde durulmaktadır.
— Yılmaz, 2021 198
Bu ölçüt okunurken bir sınır korunmalıdır: küpkök yasası bir norm değil, ampirik bir düzenliliktir; "olması gereken" sayıyı hukuken belirlemez. Yılmaz bunu ölçüt olarak kullanır, mutlaklaştırmaz.198 Karşılaştırma OECD ile sınırlıdır ve veri 2019/2021'de kapanır. Daha önemlisi, çalışma yalnız "kaç kişi" sorusuna cevap verir; Meclis'in yetkisi, yürütme karşısındaki konumu ve denetim araçlarının gücü bu metnin konusu değildir. "Yasama zayıfladı mı" sorusu bu kaynakla yanıtlanamaz.198
Kaynaklar
- Mesut Aydın. MİLLİ MÜCADELE YILLARINDA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ LEHİNDE İSTANBUL'DA FAALİYET GÖSTEREN GİZLİ BİR GRUP ZABıTAN GRUBU (27 EKİM 1920-20 EYLÜL 1921). OTAM(Ankara. 1990 doi:10.1501/otam_0000000190OA↩
- İbrahim YILMAZ. 1982 ANAYASASINA GÖRE YASAMA ORGANI ÜYE SAYISI VE YASAMA ORGANI ÜYE SAYISINDA MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER. Hacettepe hukuk fakültesi dergisi. 2021 doi:10.32957/hacettepehdf.892169OA↩