G6taslak
Güvenlik Bürokrasisi ve Sivil-Asker İlişkileri
Sivil-asker ilişkileri, ordunun siyasal karar alma süreçleriyle kurduğu ilişkiyi ve bu ilişkinin hangi kurumsal düzenlemelerle sınırlandığını anlatır. Bu sayfa, sivil denetimin kuramsal ölçütlerini, Türkiye'de ordunun siyasal konumunun MGK üzerinden nasıl kurulduğunu ve 2000'lerde nasıl dönüştüğünü, 15 Temmuz 2016 sonrası düzeni ise aynı soruya farklı cevap veren üç çalışma üzerinden ele alır.
Ne yapar
Sivil-asker ilişkileri literatürü, ordunun siyasetten nasıl uzak tutulacağına dair iki farklı reçete sunar. Mustafa Uluçakar ve Ali Çağlar'ın aktardığına göre Huntington'ın ayırma (separation) modelinde ordu siyasal kurumlardan hem fiziksel hem ideolojik olarak ayrı durmalı, sivil denetim "öznel" ya da "nesnel" biçimde kurulmalıdır; bu model literatürde paradigma sayılır ve Türkiye için de öyle kabul edilmiştir. Rebecca L. Schiff'in mutabakat (concordance) modelinde ise ayrılık değil bütünleşme esastır: ordu, siyasal seçkinler ve yurttaşlar subay sınıfının toplumsal bileşimi, siyasal karar alma süreci, askere alma yöntemi ve askerî tarz üzerinde uzlaşırsa müdahale olasılığı düşer.125
Mutlu Yıldırım, Huntington'ın "nesnel sivil kontrol" kavramını bir ölçüt seti olarak açar: ordunun otoritesinin siviller lehine sınırlandığı, ordunun sivillere hesap verdiği ve kamusal karar almada sivillerin belirleyici olduğu durum. Bunun dört öncülü yüksek askerî profesyonelleşme, ordunun dış ve askerî politikada karar veren sivil liderlere fiilen tabi olması, sivillerin orduya bir mesleki özerklik alanı tanıması ve sonuçta siyasetin orduya, ordunun siyasete müdahalesinin en aza inmesidir.278
"Huntington, nesnel sivil kontrolün (i) sivil liderlerin orduya bir uzmanlık ve özerklik alanı tanıması ve (ii) silahlı kuvvetlere siyasi müdahalenin en aza indirilmesinin kabul ve tanınmasından oluştuğunu ileri sürmüştür."
— Yıldırım, 2022 278
Lars Haugom ise bu kavramın içinde bir ayrım yapar: ordunun "sivil siyasi kontrolü" ile "sivil demokratik kontrolü" aynı şey değildir. Sayfanın son bölümünde görüleceği gibi, 15 Temmuz sonrası tartışma büyük ölçüde bu ayrım üzerinden yürür.226
Nasıl kuruldu, nasıl değişti
Hasan Akay'a göre Türkiye'de askerî müdahaleleri mümkün kılan şey tek tek konjonktürler değil, askerin kurucu unsur sayıldığı siyasal kültürdür; Osmanlı'da ordu siyasal yönetimden ve halktan kopuk değildi ve bu miras Cumhuriyet'e taşınmıştır. Yazar, darbe faillerinin sebeplerden çok darbeyi meşrulaştıracak sonuçlara vurgu yaptığını ve her darbenin bir sonrakine referans oluşturduğunu ileri sürer.134 Aylin Güney ve Petek Karatekelioğlu, ordunun "bekçilik" rolünü üç tarihsel mirasa bağlar: Osmanlı/Jön Türk geleneği, Kurtuluş Savaşı meşruiyeti ve Cumhuriyet'in modernleştirici misyonu. Yazarlara göre doğrudan (1960, 1971, 1980) ve dolaylı (1997) müdahaleleri nedeniyle TSK "siyasi ordular" kategorisinde sınıflandırılmıştır; ordu mevcudu metinde yaklaşık 800.000 personel olarak verilir.202
"Cumhuriyetin kuruluş sürecinde sivil bürokrasiden ziyade askeri bürokrasinin hakim olması Türkiye'nin siyasal rejimin nasıl olacağı konusunda fikir vermekteydi."
— Akay, 2022 134
Bu konumun kurumsal dayanakları Ersel Aydınlı'nın metninde sayılır: Millî Güvenlik Kurulu üzerinden hükümete politika çerçevesi dayatma, askerî bütçenin parlamento denetimi dışında kalması, ayrı askerî yargı, Jandarma üzerinden iç güvenlik ve istihbarat kapasitesi ve ordunun kendi işletmeleri; kısaca "devlet içinde devlet" görünümü.210 Rasim Koç, MGK'ya dair kurumsal savı bir adım ileri götürür: 1960 sonrası cumhurbaşkanlığı ordunun eline geçmiş, MGK'da askerî üyelerin çoğunlukta olması ve cumhurbaşkanının onlardan yana durması hükümetlerin güvenlik dışı politikalarda bile tam "sivil" olmasını engellemiştir; yazara göre bu derinlik 12 Eylül sonrası ve daha sivil cumhurbaşkanlığıyla çözülmeye başlamıştır.216
"Milli Güvenlik Kurulu'nun askerî üyeleri diğerlerinden sayıca fazlaydı ve cumhurbaşkanının onlardan yana durması, hükümetlerin güvenlik dışı politikalarda bile tam anlamıyla 'sivil' olmasını engelledi."
— Koç, 2022 216
Dönüşümün dış tetikleyicisi Güney ve Karatekelioğlu'na göre AB üyelik sürecidir: Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde ordunun demokratik denetimini NATO ve AB koşulluluğu sağlamıştır; Türkiye 1952'den beri NATO üyesi olduğu için NATO bir koşul üretmemiş, tek etkili dış tetikleyici AB olmuştur.202 Uluçakar ve Çağlar, AB uyum süreciyle yapılan hızlı kurumsal ve yasal değişikliklerin "darbeler dönemi kapandı" izlenimi yarattığını, ancak geçmişte de benzer değişiklikler yapılıp bunların müdahaleleri engellemediğini hatırlatır.125 Aydınlı 2012'de tablonun tersine döndüğünü yazar: siviller güç ve itibar kazanmış, generaller ordunun etkisinin daralmasını kabullenmiştir. Yazar dönüşümün iç nedenini denetimsiz özerkliğin orduyu aşırılığa sürüklemesine ve her darbenin toplumun bir kesimiyle bağını koparmasına bağlar; ordu içinde "mutlakçılar" ile "kademeciler" arasındaki bölünmeyi de kaydeder.210
15 Temmuz 2016'yı Haugom, kısa ama Türk tarihindeki en şiddetli askerî kalkışma olarak tanımlar: yaklaşık 250 ölü; TBMM, Emniyet ve MİT merkezlerinin jet ve helikopterle vurulması; darbecilerin emir-komuta zinciri dışında, general ve albay düzeyinde, jandarma ve hava kuvvetleri ağırlıklı olması. Yazarın kurumsal teşhisi, 1960'lardan beri subay kadrosunu sıkı denetleyen üst komutanın 15 Temmuz'da astları üzerindeki iç kontrolünü kaybettiğinin görülmesidir.226 Koç, 27 Mayıs 1960 ile 15 Temmuz'u karşılaştırır: iki darbe de TSK'nın hiyerarşik yapısı dışında gerçekleşmiş, hazırlık ve propaganda yöntemleri benzeşmiş; ayırt edici fark 15 Temmuz'da girişimin sivil inisiyatifin kontrolünde olmasıdır.216
"15 Temmuz darbe girişimi subay kadrosu içindeki derin bölünmeleri ortaya çıkardı ve Genelkurmay Başkanı ile diğer üst komutanların astları üzerinde kritik iç kontrolden yoksun olduğunu gösterdi."
— Haugom, 2019 226
Bugünkü tartışma
15 Temmuz sonrası kurulan düzenin ne olduğu sorusuna havuzdaki üç çalışma farklı cevap verir; bu sayfa cevapları yan yana koyar, aralarında seçim yapmaz.
Haugom'un tezi, yeni "güçlü" başkanlık sisteminde ordunun sivil siyasi kontrolünün ve gözetiminin güçleneceği, ancak kavramın genellikle anlaşıldığı anlamda bir sivil demokratik kontrolün olmayacağıdır. Yazar, Türk güvenlik kültüründe devletin hükümetten önce geldiğini ve ordunun hükümeti değil devleti savunduğunu bir "geleneksel" müdahale zihniyeti olarak tanımlar; Gülenist subayların varlığını kesin, oranını belirsiz sayar ve darbecilerin karışık bir grup olmasını "daha muhtemel" bulur.226
"Türkiye'nin yeni 'güçlü' başkanlık sisteminde silahlı kuvvetler üzerindeki sivil siyasi kontrol ve gözetimin güçleneceği, ancak bu kavramı genellikle anladığımız anlamda bir sivil demokratik kontrol ve gözetimin olmayacağı ileri sürülmektedir."
— Haugom, 2019 226
Koç, aynı olayı MGK ekseninden okur: sorunun kaynağı asker çoğunluklu MGK ile ordudan yana duran cumhurbaşkanlığının birlikteliğiydi ve bu birliktelik daha sivil bir cumhurbaşkanlığıyla çözülmeye başlamıştır. Yazar 15 Temmuz için resmî devlet terminolojisini sorgulamadan kullanır ve fail konusunda Haugom'un ihtiyatından farklı olarak kesinlik tonundadır.216 Yıldırım ise Türkiye'nin "birçok anayasal ve kurumsal değişiklikle" sivil kontrolün sağlandığı bir dönüşüm yaşadığını, ancak 15 Temmuz'un darbelerin hâlâ tehdit olduğunu gösterdiğini yazar; araştırma sorusu, 15 Temmuz sonrası yeni durumun Huntington'ın tanımıyla örtüşüp örtüşmediğidir.278
"Ancak tecrübe 15 Temmuz hadisesi, Türkiye'de sivil asker ilişkileri konusunun önemini koruduğunu ve askeri darbelerin ülke için hâlâ tehdit oluşturduğunu göstermiştir."
— Yıldırım, 2022 278
Üç metnin ortak paydası, sivil denetimin kurulduğunu kabul etmeleri; ayrıştıkları nokta, bu denetimin Huntington'ın "nesnel" ölçütünü ya da Haugom'un "demokratik" ölçütünü karşılayıp karşılamadığıdır. Uluçakar ve Çağlar'ın uyarısı bu tartışmanın zeminidir: kurumsal düzenleme tek başına yeterli değildir ve mutabakat modeli Türkiye'yi ayırma modelinden daha iyi açıklasa da tadil gerektirir.125
Havuzun sınırları belirgindir. Haugom NATO müttefiki bir ülkenin savunma düşünce kuruluşundan yazan bir dış gözlemcidir; mülakat verisi anonimdir ve sayısı belirtilmemiştir; metin 2017–2018 gelişmelerine kadar gelir ve MGK'nın kurumsal yapısını okunan kesitte anlatmaz.226 Koç'un MGK savı önemlidir, ancak okunan kesitte kaynaklandırılmış görünmez; yazar bağımsızdır ve 27 Mayıs'ı da yorum yüklü bir dille anlatır.216 Yıldırım'ın kurum bağı akademik değil özel sektördür, dergisi düşük görünürlüklüdür ve reformların içeriğini ya da sonucunu okunan kesit göstermez.278 Aydınlı 2012'de "demokratik normalleşme" okumasıyla yazar; askerî vesayetin yerini başka bir merkezileşmenin alabileceği ihtimali metinde tartışılmaz ve bu, bugünden bakınca metnin en önemli kör noktasıdır.210 Güney ve Karatekelioğlu 2005'te, AB müzakerelerinin açılış eşiğinde ve AB-normatif çerçeveden yazar; ordunun kurumsal denetimi ile yürütmenin kendi denetimi ayrı sorunlardır ve o metin yalnız birincisini görür.202 Uluçakar ve Çağlar ile Akay 15 Temmuz'u kapsamaz;125134 Akay'ın Gençlik ve Spor Bakanlığı görevlisi olduğu ve dilinin normatif olduğu not edilmelidir.134 Askerî yargının kaldırılması, kuvvet komutanlıklarının Millî Savunma Bakanlığı'na bağlanması ve MGK'nın 2017 sonrası bileşimi üzerine tam metni okunmuş bir çalışma havuzda hâlâ yoktur.
Kaynaklar
- Mustafa Uluçakar et al.. İki Farklı Sivil-Asker İlişkileri Modelinin Analizi: Türkiye Örneği. Uluslararası İlişkiler Dergisi. 2017 doi:10.33458/uidergisi.513504OA↩
- Hasan Akay. Askeri Darbeleri Mümkün Kılan Sebepler: Türkiye İncelenmesi. IEDSR Association. 2022 doi:10.46872/pj.583OA↩
- Aylın Güney et al.. Turkey’s EU Candidacy and Civil-Military Relations: Challenges and Prospects. Armed Forces & Society. 2005 doi:10.1177/0095327x0503100306OA↩
- Ersel Aydınlı. Turkey Under the AKP: Civil-Military Relations Transformed. Journal of democracy. 2012 doi:10.1353/jod.2012.0004OA↩
- Rasim KOÇ. İki Darbenin Karşılaştırılması: 27 Mayıs 1960 ve 15 Temmuz 2016. Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları / Recent Period Turkish Studies. 2022 doi:10.26650/yta2022-1036178OA↩
- Lars Haugom. The Turkish Armed Forces and Civil-military Relations in Turkey after the 15 July 2016 Coup Attempt. Scandinavian Journal of Military Studies. 2019 doi:10.31374/sjms.14OA↩
- Mutlu YILDIRIM. HUNTINGTON’S CIVILIAN CONTROL CONCEPT AND AN ASSESSMENT OF THE REFORMS IN TURKEY AFTER THE JULY 2016 COUP ATTEMPT. The Journal of Social Sciences. 2022 doi:10.29228/sobider.63646OA↩